25 Kasım 2009 Çarşamba
İnanamadım!
Erva her dışarı çıktığında bir oyuncağını yanına alır.Bugün de bir oyun parkına gittiğimizde yanına ufak bir oyuncağını almıştı.Oradan ayrıldıktan hemen sonra Erva'nın oyuncağını almayı unuttuğunu farkettik ve almaya yöneldik.Gördüğüm tablo utanç vericiydi!İyi giyinimli,çocuğunu oynatmaya gelmiş bir bayan fırsattan istifade bizim oyuncağı almış, çantasına sokmaya çalışıyordu!Yuh yani bu kadar olur!!!
Benim gözümde hırsızlığın büyüğü küçüğü olmaz, mali değeri pek birşey olmayan bir oyuncağı hakkı olmadan almak da aynıdır,maddi değeri yüksek bir mücevheri de.Haksız olarak alınan(çalınan)herşey hırsızlıktır bence...
Hanımefendi ne yapıyorsunuz,o bizim dediğimde yaptığı tek şey oyuncağı bana uzatmak ve"pardon"demek oldu.Daha bişey diyemedi,ama yüzü de hiç kızarmadı!Bu ne biçim bir pişkinliktir anlayamadım!Ben de bir şey diyemedim o anda şaşkınlıktan,ağzımdan başka bir kelime çıkmadı.İnsanları mahcup duruma düşürmekten çekinirim,gerçi bayan pek mahcup olmuş gibi de durmuyordu!Allah'a havale ettim...
Böyle bir annenin yetiştireceği bir çocuğun ileride nasıl olacağını tahmin etmek zor olmasa gerek.Çocuklar bizlerin aynasıdır ne de olsa...Yine de duamız hayırlı bir insan olması yönünde elbette...
Toplumdaki maalesef giderek büyüyen ahlaki çöküntüye bugün yakinen şahit oldum.Allah sonumuzu hayır eylesin...
12 Kasım 2009 Perşembe
Takıntılar
En çok da hello kitty karakterini kıyafetlerinde görmek istiyor.Bir keresinde pazardan hello kitty resimli bir atlet almıştım,almaz olaydım!Hanımefendi artık ondan başka atleti giymiyor...Geçenlerde kirlenmişti ve temizi yoktu.Kendini yerden yere attı hello kitty siz atlet giymem diye ve kesinlikle başkasını giydiremedim! Ben de mecbur birkaç tane daha aldım..
Artık herşeyini bu karakterlerden istiyor..Defteri,boyası,atleti,tokası,çantası...Etraf da mübarek bu karakterlerle dolu!Ben her ne kadar artık almıcam desem de, buna engel olamıyorum bir türlü..Çok kötü bir hal aldı bu durum,bütün oyuncakçılar,mağazalar,pazarlar giyimden oyuncağa bütün herşeyi bu karakterlerle donatmışlar ve çocuklarımızın bu kadar bunlara takılması da kaçınılmaz oluyor haliyle..Erkeklere spider man,ben 10,sponge bob;kızlara hello kitty,dora,winx vs..
Hadi hello kitty sevimli ve masum...Ama diğer karakterleri hiç de masum bulmuyorum..Hele şu winx ve barbie li olan şeylerden nefret ediyorum!Şimilik bizim kızın hiç ilgisi yok bunlara,inşaallah hiç de olmaz...Büyük konuşmamak gerek tabii,ama ileride bunlarla dolu kıyafetler ve bilimum oyuncak isterse bu kadar esnek ve yumuşak olamam heralde...!
Sahi bu hello kitty nin bir çizgi filmi var mı?ben hiç görmedim,yani Türkiye'de oynamıyor sanırım..Bizim kız izlemeden aşık oldu bu karaktere :)Ama kedilere çok fazla düşkün olduğundan sanırım biraz da..Çok sevimli bir kedicik gerçekten de.Ama bu kadar ileri boyutta olması,kafasını fena halde takması beni çok düşündürüyor.Umarım geçici bir hevestir...İnşaallah bıkar artık görmekten,ben bıktım zira :)
Bir de şikayet ettidiğim bir diğer konu da kıyafetlerini tamamen kendisinin seçmesi :)Tabiki kendi seçecek de çok zevksiz bir kız yaa :)Uygunsuz renkte çorabı,uygun olmayan bir etekle giymek istiyor,tişörtünü keza...Uyumdan henüz hiç anlamıyor,ve yaptığı hepten uyumsuz kombinasyonunu giymekte diretiyor!:)
Elinde olsa baştan aşağı kendini pembelerle donatacak.Ben de pembeyi pek sevmem,sadece ayrıntılarda hoşuma gidiyor..Aslında elimde olsa pek pembe bir şey almam,ama bizim kız da benim inadıma ne istese pembe istiyor...
Kaç gündür benden pembe prensesli çizme istiyordu.Yağışlar fena halde bastırınca artık lazım diyerek girdiğimiz ilk mağazada gördüğü çizmeyi "işte buuuuu,benim istediğim çizmeeeeee,hadi alalım!diye tutturdu ve hiç ama hiç beğenmesem de bu çizmeyi almak zorunda kaldım!:)
Kızım çok mutlu oldu tabii,evin içinde bile giymek istiyor...Benim her ne kadar içime sinmese de onun o gözlerindeki mutluluk ışıltılarını,sevincini görmek herşeye bedel...varsın zevksiz olsun :)
09 Kasım 2009 Pazartesi
Tüyaptaydık
Erva çok hareketli bir çocuk..Elimi çok zor tutar,özgürce koşturmayı çok sever.Bu sebeple genelde kalabalık ortamlara pek götürmemeye dikkat ediyorum...
Ama artık herşeyin daha bir farkında çok şükür.Benden uzaklaşınca artık gözleriyle beni kontrol ediyor,kaybetme korkusunu biliyor..Bu nedenle bu sene fuarı görsün, çok sevdiği kitapları birlikte seçelim,kendi almanın keyfine varsın diyerek hep beraber gittik...
İyiki beraber gitmişiz,çok mutlu oldu küçük hanım.Ben de çok rahattım,çünkü elimi hiç bırakmadan beraber rahatça gezebildik.Çocuk kitapçılarının standlarında beğendiği kitapların sayfalarını teker teker çevirdi,resimlerini inceledi,"bu ne kadar?" diye satıcıya sormayı da ihmal etmedi,çok da anliyormuş gibi paradan :)
En çok da en sevdiği çizgi karakteri Dora'nın dev posterini ve kitaplarını görünce çok mutlu oldu.Dora'yı fuarda görünce en sevdiği arkadaşını görmüş gibi şaşkınlıkla "aaa!Dora da burdaymış!" diye sevinçle bir çığlık kopardı :)
Kendi kitaplarını alınca haliyle bir an önce oturup okumak istedi.Hatta ilk yere oturdu ve kitaplarını karıştırmaya başladı heyecanla,zor kaldırdım:)
Neyseki oturacak bir kafe bulduk da burada kitaplarını büyük bir şevkle okumaya,yani daha doğrusu resimleri kendince yorumlamaya başladı :)
01 Kasım 2009 Pazar
Blog buluşmaları
İlk bulşmamız Amerika'dan gelen Zumrutuankayladı.Bundan yaklaşik iki yıl önce bir postumun yorum bölümüne şaşırmış bir halde bıraktığı yorumla tanıdım Esra'yı.Kızlarımızın ve bizim isimlerimiz aynı ve kızlarımız çok benziyorlar birbirine diye :) okuyunca ben de şaşırdım tabii haliyle.Erva ismi çok bulunan bir isim olmadığı için biraz da...Mailleştik,resimler gönderdik birbirimize ve gerçekten de isimlerinin aynı olmasının yanında simaları,boy pos,saçlarıyla çok benzettim ben de birbirlerine.Zamanla karakterlerinin de çok benzer olduğunu anladık(ne zaman Erva'nın çok hareketli olduğundan bahsetsem,Esra da aynı bizim kız diye bir yorum bırakıyordu:))Türkiye 'ye geldiklerinde mutlaka bir gün görüşelim diyorduk.Nihayet Türkiye'ye geldiler,ve şükür onların dönmelerine az bir zaman kala bir buluşma ayarlayabildik.Çok güzel vakit geçirdik ve gördük ki bizim kızlar gerçekten aynılar her yönden:)Üstelik bu kadar ortak noktamızın çıkması dışında kaldıkları kayınvalidesinin evinin annemlerin hemen yakınında olmasına da şaşırdık..Koskoca İstanbul'da nerden nereye diye...Bir de muhabbet ettikçe ortak tanıdıklarımızın da çıkmasıyla pes yani bu kadar olur dedik sonunda :)
Erva&Erva
Tevafuken ikisinin saç modeli ve üzerindeki kot etekler benzerdi.Aynı tişörtleri de giyince ikiz gibi durdular :)
Erva'lar birbirlerini çok sevdi.Beraber çok güzel vakit geçirdiler.Biz iki Esra sohbet ederken,iki Erva da kendi aralarında oyunlar oynadılar.. Esra'cım biz çok memnun kaldık tanıştığımıza.İnsaallah bundan sonra tekrar ve daha sık görüşmek nasip olur...
Ertesi günkü buluşmamız ise nam-ı diger Uçan Talha'ların evindeydi.Ablam Elif,Aysun,Emine ve Sühendan dışında diğer arkadaşlarla ilk defa tanıştık.Ayşe,Gül ve Kübra sizlerle de tanıştığıma çok memnun oldum arkadaşlar...
Çocuklara gelince...
Uçan Talha ismiyle müsemma,oradan oraya resmen uçuyordu:) çok hareketli maşaallah,bir saniye yerinde durmadı diyebilirim:)Ama çok iyi bir ev sahibiydi.Arkadaşlarıyla oyuncaklarını çok güzel paylaştı... Alperen&Nazlı Berra&Emre&Erva&Aslı
Aslı da çok güzel ablalık yaptı kardeşlerine maşaallah...
Erva&Verda&Berra
Talha&Erva&Berra&İbrahim Berk&Emre
Resimlerden de anlaşıldığı üzere çocuklar da çok eğlendiler.Beraber güzel vakit geçirdiler..Bizim için çok güzel bir gün oldu.Yağmurlu ve soğuk bir günde sıcacık evini bize açıp,leziz ikramların,güler yüzün,samimi ve içten bir ev sahipliğin için çok teşekkür ederim Eminecim..Herşey çok güzeldi..En kısa zamanda tekrar bir araya gelmek nasip olur inşaallah...
26 Ekim 2009 Pazartesi
Güzel bir pazar günü
İlk defa gördük Ağva'yı ve çok beğendik.Sessiz,sakin,insanı dinlendiren ve huzur veren doğasına hayran kaldık...
Erva'nın da keyfine diyecek yoktu...
Plajında kumların içine battı,çıktı..

Göksu nehrinde deniz bisikletiyle dolaşmaktan büyük keyif aldı...
19 Ekim 2009 Pazartesi
haberler
Bu hafta sonu İzmirdeydik.Eşimin orada işi olunca,biz de uzun zamandır görmediğimiz akrabalarımızı ziyaret edelim deyip peşine koyulduk.Annemle beraber gittik.Herşey çok güzeldi şükür.Kısa da olsa herkesi görüp özlem giderdiğimiz için çok mutlu olduk.Ervacım zaten akrabalarını çok sever,daha doğrusu tüm insanları çok sever..Hiç görmediği biri olsa dahi hiç yabancılık hissetmeden yanına gider,konuşur,sevgisini gösterir,kendini sevdirir.Kalabalıktan,hep beraber olmaktan çok mutlu oluyor.Bu yüzden bu haftasonu onun için çok keyifliydi..En son 2 yaşındayken gördüğü büyükananesi,büyük dayı,büyük büyük dayı,büyük büyük teyzelerini görünce kafası karıştı biraz haliyle.. benim dayım,teyzem vardı ama deyip durdu:)
........
Okulunu da maşaallah çok seviyor.Çok mutlu gidiyor,inşaallah hep böyle devam eder..Hatta haftanın üç günü gidiyor,gitmediği gunlerde neden bugün gitmiyoruz,gidelim diyor:)Şimdilik gerek yok beş güne,zaten ömrü boyunca haftanın her günü dolu olacak,şimdilik evde olmanın,annesiyle beraber vakit geçirmenin biraz daha tadına varsın diye düşünüyorum.Bugünler geri gelmez.Zaten ben de hazır değilim,bu üç günde bile çok özlüyorum yavrumu...
Okuldan aldıktan sonra bugün neler yaptınız diye sorunca her defasında"hiç birşey"yanıtını alsam da,kendi kendine söylediği bir dolu anlamlı şarkılardan,haftanın son gününde eve getirdiği faaliyetlerinden,dışına taşırmadan yapabildiği boyamalardan,güzel resimlerinden bir çok şey yaptığını anlıyorum.Ama nedense kim sorsa "hiç bişey yapmıyoruz kiiiii" yanıtını veriyor..Soru sormayı çok fazla seviyor,ama biz ona soru sorunca cevap vermeyi pek sevmiyor :)
01 Ekim 2009 Perşembe
Olmadı...
Kestirmek istememin nedeni ise,artık hallacın pamuğundan daha da karmaşıklaşan,çok zor açılan, ıslak olunca beline kadar uzanan saçlarını çok zor taramam,toplamam, hatta çok zor ellemem,tarağı ya da fırçayı görünce artık benden kaçması, ama en önemlisi de her tarayışımda,tarayışı geçtim toplayışımda dahi kızımın canı yandığından ağlamasına dayanamam beni bu kararı almaya itti...
Nihayet bütün cesaretimi toplayıp bugün bu işi halletmeye karar verdim ve Erva'yı tekrar ikna çabalarına giriştim..İstediğim, en azından saçlarını omuzunun hizzasına getirtip daha rahat kullanılır hale sokmaktı. Artık canının acımayacağını,saçlarını zaten çok kısalmayacağını,çok rahat edeceğini anlatmaya çalıştım durdum.O ise" hayııııııır!erkekler saçlarını kestirir, erkek gibi olacağım,ben erkek değilim!" diye tutturdu...
(halbuki benim saçım kesilirken görmüştü,ama işine gelmiyor tabi bunu düşünmek)
Belki çocuk kuaföründe ilgisini oyuncaklar vs. çeker ve rahatlıkla biraz kestiririz diye düşünüp çocuk kuaföründen randevumu aldım..Ama benim bu kadar kararlı olmam herşeyi halletmeme yetmedi tabiiki,küçük hanım benden çok daha kararlı çıktı...
Deyim yerindeyse yer gök inledi Erva'nın çığlıklarından daha kuaförün kapısından dahi girmeden :) Odada bulunan envai çeşit oyuncaklar hiç ilgisini çekmedi,türlü türlü ikna çabalarına giriştik olmadı,ağladıkça ağladı sesi hiç kesilmedi...
E zorla güzellik olmaz tabi,bu konuda küçük hanım galip çıktı maalesef.. Galibiyetin verdiği sevinçle dondurmasını yerken, annesine mutluluk pozu veren küçük hanım..
Bakalım bir dahaki saç kestirme girişimimiz ne zaman olacak..Ya da Erva'nın bu kararlığıyla hiç olmayacak mı!?,yoksa kızım küçük bir rapunsel mi olacak,bunu zaman gösterecek... :)
